Tarihçemiz

Köyümüz 6360 sayılı kanun gereği mahalleye dönüşmüştür.

Bursa iline 50 km uzaklığında. Orhangazi’nin 5 km. kuzeyinde kurulmuş şirin bir Boşnak köyüdür. Köyün; Cihan Bey adında bir Yörük tarafından kurulduğu rivayet edilir. 93 göçmen tarafından 1880’li yıllarda kurulmuştur. Köyde Rumeli’den göçen Boşnaklar oturmaktadır. Boşnakların büyük bölümü Saray Bosna’nın Canpare köyünden göçmüştür ve o yüzden köyümüzde Canbaz (canbır,canpare) soyadı yaygındır.. Köyümüzde su bulunmadığı için susuz köy olarak da bilinirmiş. Kurtuluş Savaşı sırasında büyük ölçüde tahrip olmuştur. 1895 ve 1908 yılında 32 hane olan köyde, 1927 yılında 205, 1990 yılında 204, 1997 yılında 199 kişi yaşamaktaydı. Köyün başlıca geliri zeytinciliktir. Boşnak köyüdür. Günümüzde büyük ölçüde boşalmıştır. Köy yakınlarında, Yortan Bağları olarak anılan mevkide eski bir köy vardı.

Bir başka kaynakta ise ; “Bursa’ya Cumhuriyet’in ilk yıllarında Bulgaristan ile Üsküp yöresinden gelen Arnavut ve Pomak kökenli soydaşlar yerleştirildi. 1927 yılında bu kapsamda 1.273 hane iskân edildi. Kestel’in Turan köy; İnegöl’ün Lütfiye, İclal’iye, İnayet; Orhangazi’nin Cihanköy, Beşpınar ve Vefa köyleri Boşnaklar tarafından böylelikle kuruldu. 1930’lu yıllarda yıllık ortalama 17.000 göçmenin geldiği Anadolu, bu dönemde 200.000’e yakın soydaşımıza kucak açtı” şeklinde bilgi vardır.

İŞGAL SIRASINDA KÖYÜMÜZÜN YAŞADIKLARI

Cihanköy, Kurtuluş Savaşı sırasında büyük ölçüde tahrip olmuştur. Bununla ilgili kaynaklarda geçen bilgilerden biri şudur: 19 Ekim 1921 tarihli rapor:

“Cihanköy’e ansızın baskın yapan Yunan askerleri, 4000 altın haraç istemişlerdir. Köylüden bu kadar para çıkmamış, kızan Yunanlılar hepsini çırılçıplak soyup, köyün ŞADIRVAN denilen semtine götürmüşler. Orada bir kısmını tüfek, bir kısmını süngü ile öldürmüşlerdir! Geriye kalanları eşraftan HACI Osman’ın evine tıkmışlar, ve ateşe vermişlerdir! Pencerelerden kurtulmak için atlayanlar, piyade tüfeği ile öldürülmüştür. Bir diğer müfreze 5 yaşına kadar olan çocukları toplamışlar, iki şilteye dökülen gazı ateşlemişler ve annelerinin gözü önünde bu çocukları süngüye takıp ateşe atmışlardır!… Bu köyden kurtulan 4 genç günlerce civardaki ağaçlık içinde saklanmıştır.”

“Aynı gün Yeniköy, Cihanköy, Dutluca, Reşâdiye köyleri dolaşıldı. Gördüğümüz manzara hakikaten dehşet verici idi!.. Bu kadar İNSAN Başının bu köye nasıl ait olacağına inanmadık!”

   “Başlar yollara, sokaklara âdeta serpilmiş gibi… Çiğnememek için dikkatle geçmeye çalışıyorduk!.. Birçok başların gözleri oyulmuştu!”

   “Kolsuz, bacaksız vücutların edep yerleri kesilmiş veya oyulmuştu!”

       -“Bir kaç tanesine de BARUT doldurulmuş ve parçalanmıştı!”

     “Cihanköy, Dutluca ve Reşadiye’deki Türkler topluca Gemlik’e doğru yola çıkarılmışlar. DEĞİRMENCİ Boğazı’na gelince, yerli Rumlar ve Yunan askerleri tarafından üzerlerine yaylım ateşi açılmış. Kadınlara tecavüz edilmiş ve öldürülmüşler!”

     “Dutluca erkeklerini öldürmüşlerdir. Ancak öldürmeden önce gözlerini oymuşlar, kadınlara süngü vererek kocalarını vurdurmuşlardır. Yapılan cinsî sapıklıklar hudutsuzdur!”